ve bu kentler eksilir, eksilir de tükenmez bir türlü - OSMAN COŞKUN

ve bu kentler eksilir, eksilir de tükenmez bir türlü - OSMAN COŞKUN

 

ve bu kentler eksilir, eksilir de tükenmez bir türlü

kara kalemle çizilmiş portre misali kaderimiz

kırmızı şaraplarla hasbıhal halinde kadehimiz

kırılmışız, yıkılmışız, yanmışız bir vakit

zümrüdü anka neyse ne, ferhat, mecnun neyse ne

kiralık bir akşam bu yaşadığımız,

içinde diken üstünde durduğumuz

ve bir gül bir dikene, bir diken bir dünyaya

bu dünya bir sana döner, döner dolaşır kapanır ayaklarına

tepeden tırnağa iman, tepeden tırnağa aşkla gelirim kapına

eksilirim ve eksildikçe bir yanım, senden yana çoğalırım

sana yanarım, kendimi bir kenara koyarım,

tamam ulan senden yanayım

topla bütün silahlarını da gel, alnım açık

ve iki kaşım arası müptela sana, çek vur

çek vur, dur-ma, vur... bırak aksın kanım,

bırak aksın kanım ve bak bakalım

akan kanımdan adın yazılır gittiğin yollara

yıllar var ki anlattım sana, anlamadın,

şimdi anla, şimdi ağla...

ve geçiyorum bütün gecelerin en güzel yerine

oturuyorum bir başıma,

hep yanındayım, en yakınında bir ben varım

aranma boşuna sağında solunda

ben sana şah damarından daha yakın

ben sana an kadar yakın, ben sana sen kadar

aynaya her baktığında beni hatırla...

 

ve bir zaman biri çıkıp gelecek sana "aşk" diye

bir kırmızı gül getirecek "aşk" diye

o kırmızı gülün dikeni batacak eline

kanından bir damla düşecek yere

ve çatlayacak yer küre boydan boya

korkacaksın,

korkma... beni hatırla...

 

o kırmızı gül, o diken, o aşk ve o kan

ve senin kanının düştüğü o yer

düşün dur, düşün dur ve hiç durmadan beni hatırla...

"seni seviyorum" diye bir gül fısıldarsa

ve bütün güller serenat yaparsa sana bir gün

aldırma, otur ağla ve beni hatırla...

 

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ